Hicret

Tevhid

Gençlere

İslam Düşmanlığı

Makaleler

Zulüm Görüntüleri

Download

Resimler

Duvar yazıları

E-M@ail

Tefsir ve Kitaplar

Fizilal'il Kur'an Tefsiri

   Elmalı'lı Tefsiri

Tasavvuf

   İslam'da Kadın ve Özel Halleri

 Küfür Sözler

 Şeytanın Hileleri

İslam'daTesettür

  İslam'da Sakal Bırakmanın Lüzumu

İslami Hareket Metodu

Küfür Tek Millettir

İşte Müslüman

Yesak (Beşerî Anayasa)

Dünden Bugüne Hilâfet

Fikh-ul Ekber

Bilinmeyen Osmanlı

Zulmün Tarihi

Dokunmayın Bacıma

Dünya Vakit Proğramı

 

Almanca Kitaplar

Der Wahre Muslim

 Die Grundlage Der  Islamischen Religion

 Die Grossen  Sünden

   Firavun da öyle yapmıştı

“İbadet de yasaklanabilir”.
Bay hukukçu öyle diyor.
Firavun da öyle demişti. Hz. Musa’ya iman eden kendi sihirbazlarını tehdit ederken “Benden izin almadan iman ettiniz ha?” dedi. Bunun anlamı şuydu: “Müslüman olurken benim iznimi alacaksınız!” veya “Benim izin verdiğim kadar Müslüman olacaksınız!” Firavun imanın yasaklanacağını söylüyordu.
Bugün de, ibadetin yasaklanabileceği söyleniyor.
Sanki hiç yapmadılar. Sanki ibadeti hiç yasaklamadılar.
Başörtüsü yasağı ne? İbadet yasağı değil mi? Başörtüsü dinin bir emri. Dinin emirlerine müminler, “ibadet” kastıyla uyarlar. Tesettür de ibadettir. Dolayısıyla tesettüre getirilen yasak, ibadete getirilen yasaktır.
Aynı şey Kur’an okumak, dini öğrenmek için de geçerlidir. Dereceleri farklı olsa da bunlar da ibadettir. Bay hukukçunun sözcülüğünü yaptığı ideolojinin yandaşları bunları da yasakladı.
15 yaşın altındaki çocuklara İncil’i okumanın yasak olduğu bir Laik Batı ülkesi duydunuz mu siz? Bunu söyleseniz, en dinsizinden alacağınız cevap “Siz çıldırdınız mı?” olur. Ama halkı Müslüman olan Türkiye’de bir avuç azınlık böyle bir yasağı uygulayabiliyor.
Burası Türkiye.
Peki, bu ve bunun gibi ibadetleri yasaklamakla ellerine ne geçti?
Haydi sayalım:
1. Misyonerlerin önünü açarak onlara yardımcı oldular. Müslümanların bedduasını, Papazların duasını aldılar.
2. Demokrasiye balans ayarı yapmak için tank yürüttükleri muhafazakar Sincan’da bile, 20 kadar ev kilise açılmasına sebep oldular.
3. Uyuşturucu, ilkokullara kadar indi.
4. Lolita Cumhuriyeti ilan edildik.
5. Türkiye, uluslararası fuhuş sektöründe ve beyaz kadın ticaretinde dünya ikinciliğini elde etti.
6. Türkiye, kişi başı alkol tüketim oranında Avrupa ikinciliğine terfi (!) etti.
7. Eğitime, Kıbrıs Rumları kişi başına 5.479 euro ayırırken Türkiye ayırdığı 485 euro ile Bulgaristan’ın bile gerisinde kalarak, dünyada “milletine karşı konuşlanmış tek devlet” olmanın rezaletini bir kez daha yaşadı.
Bunlar olanlar. Peki, ne olmadı?
1. Bunların zulmüne bakıp da bir Müslüman dininden dönmedi, aksine daha bir sarıldı. Hıristiyan olanlar zaten İslâm’la alakası olmayanlardı.
2. Türkiye toplumunun dindarlık katsayısı düşmedi, aksine dinden uzaklaşanların acıklı haline bakarak daha da dindarlaştı.
3. Ülke ortalamasında gündelik ibadet edenlerin, mesela namaz kılanların sayısı azalmadı, istatistiklere göre daha da arttı.
4. Başını zorla açtırdıkları kızlar ve aileleri, önlerini tıkadıkları İmam Hatipliler ve aileleri onlardan daha fazla nefret ettiler ve yaka silktiler.
5. Devlet Partisi CHP’nin oyları daha fazla eridi ve dramatik düşüşü sürüyor.
6. Cumhuriyet Gazetesi’nin tirajı ondan da beter eridi ve her ölen emekli subayla birlikte daha da düşüyor.
7. Ve Bay hukukçu gibi düşünenlerin bu ayıp düşüncelerini dile getirecekleri sivil bir zemin kalmadı bu memlekette.
Bu millet, bu tür ayıp ve günah sözleri, bir tükenişin ve çaresizliğin can verişi olarak algıladı ve bir kenara not etti. Geçmişte de buna benzer çok söz duyduğunu hatırladı ve iman ettiği Allah’a şükretti. Zira, bu tür laflar edenlerin karaltısı kalktığında nasıl unutulduğunu, nasıl üzerinin çizildiğini iyi biliyor.
Bu millet, bu türden inancına yönelik bir tehdit algıladığında, geçmişin kötü hatıraları zihninde canlanıyor. Dine en lakayt olanında dahi “İslâmî refleks” diyeceğimiz bir damar harekete geçiyor. Yüzü buruşuyor, canı sıkılıyor. Diliyle dişinin arasında bir şeyler mırıldanıyor. Yüzünden anlıyorsunuz ki, inancına yönelik tehdit savuranların geçmişinin hal ve hatırlarını sual eyliyor. Biraz daha deli dolu olanları, bu işi açıktan, destursuz yapıyorlar.
Bendeniz bunu onaylamıyorum.
Onlara tekbir getirmelerini, “Allahu ekber!” demelerini, yani “Allah büyüktür!” demelerini öneriyorum. Allah büyüktür, zira dinine tehdit savuran nicelerinin hakkından geçmişte geldi, şimdi de gelecektir.
Bunda da var bir hayır. Şairin dediği gibi; “Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın / Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın!”
Küfür olmasaydı, imanın kıymeti nasıl anlaşılırdı?
Karanlık olmasaydı, aydınlığın değeri nasıl bilinirdi?
Zulüm olmasaydı, adaletin değeri nasıl bilinirdi?
Firavun da müminleri tehdit etmişti ama, boğulmaktan kurtulamadı. Ne diyelim, yasa bu.

Arif Çevikel 17.04.2006 Vakit

Geri dön

 
Aksa Haber

Arapça Haberler

Çeçenistan'dan Haberler 

Hak Söz Haber
 
İktibaslar
İncelikler Peygamberi
İktibaslar Arşivi
 
Linkler
 SEVDE
Hakk TV
HAKK RADYO
Gıda Raporu
Vahdet
Gazetem.com
Erenköy
Karatay
Delikan Forum
Ayetler.com
 

Program Arama Motoru:

 

Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.»
(Saidi Nursî, Lem’alar sh: 120)