Hicret

Tevhid

Gençlere

İslam Düşmanlığı

Makaleler

Zulüm Görüntüleri

Download

Resimler

Duvar yazıları

E-M@ail

Tefsir ve Kitaplar

Fizilal'il Kur'an Tefsiri

   Elmalı'lı Tefsiri

Tasavvuf

   İslam'da Kadın ve Özel Halleri

 Küfür Sözler

 Şeytanın Hileleri

İslam'daTesettür

  İslam'da Sakal Bırakmanın Lüzumu

İslami Hareket Metodu

Küfür Tek Millettir

İşte Müslüman

Yesak (Beşerî Anayasa)

Dünden Bugüne Hilâfet

Fikh-ul Ekber

Bilinmeyen Osmanlı

Zulmün Tarihi

Dokunmayın Bacıma

Dünya Vakit Proğramı

 

Almanca Kitaplar

Der Wahre Muslim

 Die Grundlage Der  Islamischen Religion

 Die Grossen  Sünden

  Bu şarkı burada biter mi?

Anti terör yasası ve Van savcısının görevden alınması.
Millete geçmiş olsun. Bu şarkı buraya kadarmış..
Adana, AK Parti Milletvekili Abdullah Çalışkan’ın dediği gibi; bu 28 Şubat’a geri dönüştür. Muktedir olamayanlar kendi cehennemlerine, kendi sırtlarında odun taşıyorlar..
Yarın 23 Nisan.. “Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı...” Başbakanlık sembolik anlamda el değiştirecek.. Tabii Başbakan’ın bel ağrıları dinerse.. Başbakan, günün mana ve ehemmiyetine uygun demeçler vermek yerine, bulunduğu makamın gereğini yerine getirmelidir.. Aksi halde birçok kişi şöyle düşünmeye başlayacak: “Kendisi himmete muhtaç dede, nerdeki gayriye himmet ede”.. Erdoğan önce ABD de, Zapsu tarafından küçük düşürüldü, şimdi de Ankara’da yaşanan olaylarla bir kez daha refüze ediliyor..
Erdoğan eğer kendi saygınlığını koruyamayacaksa, “izzet-i ikbal ile çekilmeyi düşünmeli bab-ı hükümetten”. Elbette bunun bedeli ağır olacaktır, ama orada oturmaya devam eder ve saygınlığının bu şekilde ayaklar altına alınmasına karşı ses çıkartmayacak olursa, daha ağır bir bedel ödemekle karşı karşıya kalacaktır.
Son gelişmeler, Erdoğan’ın sağlık durumu için pek de hayra alamet işaretler vermiyor..
Önce, Terörle Mücadele Yasa Tasarısı, ardından Şemdinli olayı ile ilgili olarak Van savcısının görevden alınması..
Söyler misiniz bana, bundan sonra hangi savcı, darbeciler hakkında soruşturma açmaya cesaret edebilir?.. Önce Adana savcısı, ardından Van.. Van Üniversitesi ve Büyükanıt’ın intikamı mı alınmak isteniyor yoksa?! www.ulusalihanet.com sitesinin kehanetleri doğru mu çıkıyor yoksa?!.
Daha şimdiden mahkeme koridorlarında farklı rüzgarlar esmeye başladı..
Şu anda durum 28 Şubat öncesine benziyor. En az tezkere oylaması öncesi kadar kritik günlerdeyiz..
Eğer bu yasa geçerse, ülke nüfusunun büyük bir kısmı potansiyel terörist ilan edilebilecektir. Sağcı, solcu, milliyetçi fark etmez. Çeçenistan’a yardım gönderen ülkücü, ya da Filistin’e Hamas’a zekatını gönderen Müslüman, gençlere burs veren ya da herhangi bir insanî yardım örgütüne bağışta bulunan bir işadamı, bu yardımların gönderildiği yerde, mesela Cemalettin Kaplan’ın bir kitabı bulunsa yandı! Mesela, maddi yardımda bulunduğunuz gençler toplanıp bir yerde Kur’an öğrenmek için bir araya geldiklerinde; birinin bir şekilde, birileri ile ilişkisi tesbit edilse, silahsız terör örgütüne yardım ve yataklık etmekten hakkınızda 23,5 yıla kadar hapis cezası istenebilecek. “Tesbih çekenle tetik çekeni bir tutan” bir yasa bu.. Bu yasa çıkarsa kurşun sıkanla, kalem tutan aynı yekun içinde toplanacak! Bir eleştiri, bir soru bile teröre yardım ve yataklık olarak değerlendirilebilecek!
Size söylüyorum: Terör ve irtica bizi bize kırdırmak ve bizim kanlarımız ve gözyaşlarımız üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmek isteyenlerin işleridir. Birileri için bu iş, bir siyaset yapma biçimidir..
Bu 28 Şubat’tan daha vahim bir durumdur. Bu yasa tasarısı, 1950 sonrası hiçbir yasa ile kıyaslanamaz. Ancak İstiklal Mahkemesi ile kıyaslanabilir.
Tekrar söylüyorum, bu yasa terörü önlemez, terörü patlatır. Herkesi terörist yaparsınız..
Bu yasa, eskiye dönüş de değil, daha vahim. Daha ağırlaştırılmış hükümler içeriyor.. Mübhem suç tanımları ile, insanları niyetlerinden dolayı cezalandırmayı amaçlayan bir anlayış hakim. Devletin içine gizlenmiş birtakım güç odaklarına ise, önemli ölçüde koruma sağlanmaya çalışılıyor.
Bu yasa ile istedikleri basını susturur, istedikleri işadamının hayatını karartır, istedikleri STK’nın kapısına kilit vurabilirler.
Size söylüyorum, halk sokağa çıkar!
Bu yasa parlamentodan geçemez. Bu yasanın çıkması, hukuk devleti, insan hakları, özgürlük taleplerinin askıya alınması demektir! Darbe olmadan darbe sonuçlarının hayatımıza hakim olması anlamına gelir. Açık söyleyelim, AK Parti için bu yasa yeni bir başlangıç değil, mutlak bir son olur.. Seçim kazanmak şöyle dursun, AK Parti anayasal çoğunlukla geldiği parlamentodan, çoğunluğunu kaybederek ayrılır..
“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” diye bir söz vardır. Böyle giderse, Türkiye’de adına terör denen bela, bütün yurdu kaplar.. Bu işten kimse kârlı çıkmaz ve korkulan ne varsa o başa gelir..
Birkaç kişinin yanlışını gizlemek adına bir ülkeyi feda edersiniz..
Bu şarkı burada, böyle bitmemeliydi.. Bir iktidar, böyle çardak deliğinden aşağı süprülmemeliydi! Yazık, çok yazık! Yine de çıkmadık candan umut kesilmez.. Bizim ne yapacağımızı sorarsanız, sonuna kadar direneceğiz, hem de topyekun. Hattı müdafa yok, sathı müdafa var. Satıh bütün insan hakları ve hukuk devletidir.. Karanlığın en koyu anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır.. Belki de topyekun bir uyanış için böyle bir şoka gerek vardı. Kim bilir, bakarsınız bize şer gibi gelen bir olay, aklımızı başımıza getirmiş ve hayra dönmüş. Bütün bu olanlar, bizim için bir imtihandır. Gerçekten sıratı müstakim üzre olanlar ile kalplerinde hastalık olanlar nasıl ayrışacaktı, bunlar olmasa. Şiir okuyan Başbakan’a NFK’dan bir dize hatırlatalım: “Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!” Selâm ve dua ile..

 Abdurrahman Dilipak 22.04.2006 Vakit

Geri dön

 
Aksa Haber

Arapça Haberler

Çeçenistan'dan Haberler 

Hak Söz Haber
 
İktibaslar
İncelikler Peygamberi
İktibaslar Arşivi
 
Linkler
 SEVDE
Hakk TV
HAKK RADYO
Gıda Raporu
Vahdet
Gazetem.com
Erenköy
Karatay
Delikan Forum
Ayetler.com
 

Program Arama Motoru:

 

Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.»
(Saidi Nursî, Lem’alar sh: 120)